Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Delikanlı

Büyük eserlerinin arasında hiç anılmayan, gizli kalmış bir yapıttır Dostoyevski'nin Delikanlı 'sı. İlk sayfalarda bir Suç ve Ceza 'nın ön çalışması, bir taslağı izlenimi verebilir size. Ancak daha sonra roman, bu izlenimden kurtularak kendi başına büyümeye, bir özgün sanat eseri olmaya doğru ilerler. Bir kitapla ilgili fikirleriniz, ondan önce okuduğunuz pekçok kitapla birliktedir, bu nedenle bir kitap üzerine hiç kimse tek bir görüşte birleşemez. Açıkçası bu kitaptan önce Suç ve Ceza 'yı okumuş olmak, onun etkilerinden kurtulmam için düşünmeye yöneltti beni ve daha güzel bir tat almamı sağladı. Delikanlı, Arkadiy Makaroviç (Andreyeviç) Dolgorukiy'nin ta kendisi; Dostoyevski'nin kendi yüreğinden en çok iz taşıyan karakteridir bana göre. Baba figürünün özlemi ve nefreti arasında geçmiş kayıp bir çocukluk ve babayla (Andrey Petroviç Versilov) buluşma, onu çözmek için geçilen çetrefilli yollarda annesi, kızkardeşi, yasal kardeşler ve babasının ilişkide olduğu i...

Ölmeden Okunacak 10 Roman

İlk kez bir 'ölmeden okunası eserler' listesi yayınlıyorum. Bu liste bir başkasının kendine dayanarak yazdığı bir liste. Sanırım klasikler her zaman büyük yer tutuyor bu tür listelerde. Nasıl eski şarkılar her daim gönlümüzde yer tutuyorsa, bu romanlar da öyleler. Ben bu listede 5 romanı okumuştum. Sizlerden gelecek önerileri okumaktan da keyif duyarım.. İyi okumalar!  Anna Karenina - Leo Tolstoy Karamazov Kardeşler - Fyodor Mihayloviç Dostoyevski Gazap Üzümleri - John Steinbeck Görünmez Adam - Ralph Ellison İhtiyar Balıkçı - Ernest Hemingway İnce Memed - Yaşar Kemal Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez Kara Kitap - Orhan Pamuk Gülün Adı - Umberto Eco İsa'ya Göre İncil - Jose Saramago Benim listemde bulunacak olan kitap adayları şunlar; 10 sayısıyla sınırlamak biraz güç olacaksa da: Kayıp Zamanın İzinde - Swann'ların Tarafı - Marcel Proust Cevdet Bey ve Oğulları - Orhan Pamuk Koku - Patrick Süskind Karamazov Kardeşler - Fyodor Mihayl...

Bab-ı Esrar

Bu kitap, kendinden önce aynı konudan nemalanan ve sayıları bu ara çok fazlalaşarak kendi kendilerine engel teşkil eden pekçok kitap içinden alıp okuduğum ilki. Mevlânâ ve felsefesi, Şems-i Tebrizî ile hikâyesiyle iç içe geçmiş, yarı masal, yarı kâbus, yarı gerçek bir roman. Açıkçası 1. tekil kişinin ağzından anlatılan metinlere pek yaklaşmam. Sürekli 'ben, ben' kelimesi bana itici gelir. Kitapta da bir ara anlatı, neredeyse sadece sorularla ilerliyor. Kendi kendine sorduğu sorular uzayıp gidiyor, oysa bunları okuyucuya sordurmasını yeğlerdim yazarın. Kimya Karen, annesiyle kendini bırakıp giden babası, karnında doğurup doğurmayacağına henüz karar veremediği bebeğiyle Konya'ya gidiyor. Bir sigorta ekspertizi olduğu için orada yaşanmış bir yangın olayını araştırması gerekli. İlk günden son güne dek, çeşitli sanrılar ve rüyalar içerisinde Şems ile karşılaşıyor, hatta bazen onun bedenine girerek başından geçenleri görüyor. Ama son güne değin, gönül gözü kapalı olduğunda...

NY, Bitmez Tükenmez NY

Liberty Island Ellis Adası Müzesinde bir Türk   New York gezi yazılarım a başlıklar tükendi ama kendisi tükenmedi tükenmeyecek. Ellis Adası'ndan Manhattan   New York maceraları na henüz doyamayanlar var. Ben de kısa kısa notlar yazmaya devam ediyorum. Oraya gidip de Özgürlük Heykeli 'ni görmemek olmaz. Önce mahşerden pek farklı olmayan bir kuyrukta saatlerce bekliyorsunuz.  Not: randevu kuyruğu ayrı ve bomboş. Randevu alın. Sonra sürüler halinde insanlar dev vantilatörlerle soğutulan çadırlara alınıyor. 2 kere x-ray vb. cihazlardan geçiyorsunuz. Ve çok acele etmek zorundasınız. Berbat bir his. Sonra feribot görünüyor. Ellis Island Museum Liberty Adası 'nda feribot boşalıyor ama az ilerideki Ellis Adası ve Müzesi 'ni gezmek daha anlamlı. Eskiden New York'a göçler çok fazlayken ilk gelenler bu adaya alınıyor, çeşitli muayenelerden geçiriliyor, sınıflandırılıyor, geçer not alanlar Manhattan'a giriş yapabiliyormuş. Geçiş yapamayanlar, hasta...

New York'ta Bir Gün Daha!

..Sıradan olabilir mi? Asla. Broadway İnsan bünyesi ve kültürünü darmaduman ederek baştan yaratan New York'un ilk günü nden sonra, gün/geceye biraz daha uyum sağlamış olarak ikinci güne başladık. Tipik Amerikan kahvaltısının ardından (çeşit çeşit çörekler - birkaçı sırt çantasına-, gazeteler) asla durulmayan turistleriyle buz gibi soğutulan lobiden çıkıp cehennem sıcağı olmaya hazırlanan bir sabahta, Broadway 'den başlıyoruz. NY taksileri, dev müzikal afişleri, ve gökdelenlere biraz daha az bakmaya alışarak. Mamma Mia! Gideceğimiz müzikali de seçiyoruz. Spider-Man. Bunun da müzikali olur mu demeyin! Öyle bir oluyor ki! Şaşıp kalıyorsunuz. Artık sahnede birlikte dans eden ince belli kızlar sinekkaydı adamlar beklemeyin. Bu müzikalde adamlar tepenizde uçuyor. Greenwich Village NY metrosuna inip Greenwich Village ile yolumuza devam ettik. Kırmızı tuğlalı, sembolik binalarıyla. Son gün rehberli şehir turunda hangi barda hangi müzisyen çalmış, hangi artist hangi...

Suç ve Ceza

İnsan zihni ve algısına göre kitapların ve cümlelerin uzunluğu, söylemek istedikleriyle boy ölçüşemez. 687 sayfalık Suç ve Ceza 'nın tamamıyla ve tek söylemek istediği şey şu kelimeye karşılık gelir: tekamül . Yani ruhsal olgunlaşma, gelişim. Bu romanı ilk elime alışım, Penguin Classics basımı o ağır İngilizcesiyle birçok kelimeyi anlamayarak pekçok şeyi kaçırdığım hissine kapıldığım ortaokul yıllarıma rastlar. Belki de her kitabın, onun algılanabileceği bir çağda okunması gerekiyordur. Bu romanı okumadan önce, yalnızca bir yere kadar, siyah beyaz ve Rusça çekilmiş bir filmini izledim; bitirdikten sonra anlıyorum ki tüm o sayfalar dolusu içsel anlatımlarına rağmen, bu kitabın tam da filminin çekilmesi gerekir. Bu romanın her okuyan için birden fazla adı olacaktır: Sefiller, Ezilenler, Diriliş , Budala , Cinler , Yerlatından Notlar, Ölüler Evinden Anılar, İnsancıklar ... gibi. Kitapta bu isimdeki pekçok romana göz kırpışlar görebiliyorsunuz ve bunlar bir alıntı veya sonlanm...

Kara Kitap

Bir yazarın kitaplarını yazdığı ve yayımladığı sırada okumak onun hakkında kitaplarından daha çok fikir verir. Yazmış ama yayımlamamıştır, yazmıştır ama yayıncı bulamamıştır, onun zor zamanları, çabaları daha kıymetlidir bana göre. Çoğumuz ünlü olduğu yapıtlardan başlamaya meyilliyizdir, oysa ilklerin düşünce kaynakları daha fazladır. İlk kitap bir ortaya çıkış cesareti, hatta cüreti, bir sivrilme arayışı, farklılığı kanıt çabası, ve devamının geleceğine dair vaatler sunar bizlere. İkincisi ise, ilk kitaptan daha zor bir işe kalkışıldığını gösterir: tutunmak için parmaklarını daha bir kuvvetle geçirmek o dünyaya. İlkin bir devamı, bir kopyası olmamak, ama sevdiği ya da inandığı asıl çizgiyi kırarak okuyucuları küstürmemek gerekir. Ve söyleyeceklerinin tükenmemiş olması. İlk kitabının ardından bir daha sesi çıkmayan, aktrisliğe, yaşam koçluğuna soyunan kişiler çoktur. Cevdet Bey ve Oğulları , tadı damağımda kalmış müthiş zenginlikte bir kitaptı. Müthiş bir aile, zaman, mekân anlatısıy...