Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Filistin'e Mektup

  Sevgili Filistin, Bazen bu dünyada etrafınızda var olmadığımızı hissediyorum. İnsanlık seni bir çok yönden yüzüstü bıraktı. "Baba seni duyamıyorum! Ve artık bizi affedecek yüreği kendinde bulamayabilirsin. Topraklarını çaldılar. Halkın bölünmeye zorlandı. Küçücük bir alanda yüksek duvarlar ve 7/24 gözetleyen kameralar ile hava, kara ve deniz ablukaları yapıldı.  Suyun %80'i içilemez durumda. İnsanlarının %70'inin gıda güvenliği yok.  Yoksulluk. İşsizlik. Ve PTSD'den muzdarip çocuklar. Günde 12 saat güç kesintileri. Ev baskınları, haksız tutuklamalar ve masum sivillerin vurulması. Ve tüm bunlar 7 Ekim'den önce de gerçekleşiyordu. Ama dünya izlemiyordu. Artık izliyoruz. Sesinizi duyuruyoruz. Boykot ediyoruz ve özgürlüğünüz için yürüyoruz. "Çok yaşa Filistin! "Ne istiyorsunuz? "Adalet! "Kimin için? "Filistin! Ama hâlâ, bir şey yapmıyormuşuz gibi hissediyoruz. Fakat siz yaptınız. "Siz Gazzeliler, Amerika Birleşik Devletleri'ni özgürl...

Öğretmenler Günü: Gazzeliler, Filistinliler İçin

Bu yıl Öğretmenler Günü sadece Gazzeliler için var. Dünyaya imanı, tevekkülü, sabrı, ve aynı zamanda insan olmakla hüznü, acıyı, yası, ümidi, cesareti hem 'sağ kalarak' hem 'ölerek' gösterdikleri için.  Bir kavmin tamamen öğretmen olması ancak böyle bir durumda mümkündü. Çoğu insan onları sadece 7 Ekim'den beri 'görüyor', oysa onlar 1917'den beri bu zulmü yaşamaktaydılar. Bu hasletlere Ekim ayında kavuşmadılar.  * Onlarla tarihi daha çok okumaya başladık, kim tarihçi kim değil, kim tarih kim masal yazmış, tarihin hangi noktasında durmuş öğrendik. Onlarla siyaseti daha çok öğrenmeye başladık, İngilizlerin Türk Milli Mücadelesinin en erken dönemlerinde sarf ettiği 'böl parçala yönet' politikasının bölgedeki uzun vadeli gelişimini daha çok öğrendik. Onlarla kültürü, coğrafyayı daha çok okumaya başladık, topraklarının ve kültürlerinin çalınışını öğrendik. Onlarla ekonomiyi sosyolojiyi daha çok okumaya başladık, hep alay edilen dış güçler evinizdeki d...

Farklı Siyerler Serisi - I: Peygamber'in ﷺ İzinde (Çocukluk ve Doğa; Çocuklarda Duygusal Zekâ-Kâinat İlişkisi)

 Resulullah'ın ﷺ hayatı üzerine yazılmış binlerce, çok kapsamlı kitaplar bulabilirsiniz. Bunların bazıları en erken dönem kaynaklarınna dayanarak yazılmışken bazıları Kur'an nüzûl sebepleri, sahabelerin hayatlarından kesitler ve hadisler içeriğiyle daha teknik ve kapsamlıdır. Her durumda hayatı, erken dönem İslam tarihi, sünnet ve hadislerinden, ayet nüzûl sebepleri ve dolayısıyla Kur'an'dan ayrı düşünülemez.  İslam'ı salt bir teknik bilgiler silsilesi şeklinde zihinlerde ezbere biriktirmek değil hayatın içine dâhil edebilmek için, siyerin de muhteva ettiği mesajları içselleştirebilmek gerekir. Bu anlamda Tarık Ramazan'ın yazdığı ve Oxford University Press tarafından basılmış, Serdar Cihan Güleç'in güzel çevirisiyle dilimize kazandırılmış "Peygamberinﷺ İzinde" başlıklı kitap, sünneti-hadisleri-İslamı daha iyi anlamak hedefindeki herkes için sade ve amaç odaklı bir seçim olacaktır. Eser Resulullah'ınﷺ biyografisindeki bazı yönleri ön plana çıkar...

Sonsuz İşaretli Tüm Logolar ve Sonsuzluk Sevgisi: İtirazım Var

İtirazım var.  1938, Cumhuriyet'in 100. yılı, 15 (Temmuz) ibarelerindeki sonsuz işaretlerinin hiçbirinin elle tutulur bir tarafı yoktur. Toplumdaki ve toplumlardaki sonsuzluk sevdası anlaşılır bir şeydir, ama kabul edilebilir bir şey değildir. Aynı şekilde nikâh davetiyelerindeki 'sonsuza kadar' ifadelerinin de... Aynı şekilde, "... ilelebet payidar kalacaktır" sözündeki sonsuzluk eş anlamındaki kullanım da... Cumhuriyetin 100. yılı logolarındaki sonsuz işaretinin de... Her devletin bir ömrü vardır. Bu Kur'an'da çok açık belirtilmiştir. Buna Rusya da, Avrupa ülkeleri de, Afrika ülkeleri de, devletler beylikler prenslikler imparatorluklar monarşiler ve cumhuriyetler de -inançları ne olursa olsun- dâhildir. Herşey fanidir, hiçbir şeye "gönlünüze sıcak geliyor sizi teselli ediyor" diye sonsuzluk ithaf etmemelidir. Bunlar Mısır uygarlığındaki Firavunların sonsuzluk arayışıyla aynı kökene dayanır (bkz. Firavun'ların bayramlarda övülme metinleri: ...

İki Ayet - İki Fotoğraf: "Hepiniz Birbirinizdensiniz"

  Birbirinin içinde, birbirini görmek f.: Dr Mehmet Emin Adin, 2021 güz, Yale f.: Bülent Öztürk, 2021 güz, Ankara Kuşkusuz bir halk kendi durumunu değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez. (1) Aslında, Allah, bir toplum kendisinde olanı değiştirmedikçe, onların durumunu değiştirmez. (2) Hiç kuşkusuz bir toplumun bireyleri kendi iç dünyalarını değiştirmedikçe Allah da o toplumun gidişatını değiştirmez. (3) Bir toplum kendinde olanı bozmazsa, onu Allah da bozmaz. (4) (Kişiler) kendilerindekini değiştirinceye kadar Allah  hiçbir toplumu  değiştirmez. (5) Bir toplumu oluşturan fertler kendi iç dünyalarındakini değiştirinceye kadar, Allah onların oluşturduğu toplumu değiştirmez. (6)  Gerçek şu ki Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri , onlar, birey olarak içlerindekini/ birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. (7) Gerçekten Allah, kendi nefis (öz)lerinde olanı değiştirip bozuncaya kadar, bir toplulukta ...

5 Sure, 5 Ayet ve İnfak/Sadaka/Paylaşma Üzerine Bir Derleme Çalışması

Problemin Tanımı Onlara, "Allah'ın size lütfettiği rızklardan dağıtın!" dendiğinde, nankörlüğe sapanlar, iman edenlere şöyle derler: "Allah'ın, dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıklık içindesiniz, hepsi bu." Yâsin, 47 [1] Bir başka çeviriden incelersek, Ve onlara, "Allah'ın size verdiklerinden bağışlayın" denildiğinde, o inkârcılar, inananlara, "Dilediği takdirde Allah'ın besleyebileceği bir kimseyi, biz mi besleyeceğiz? Gerçekten siz, apaçık bir sapkınlık içindesiniz!" derler. Yâsin, 47 [2] Bunları Allah doyursun! Bunları devlet doyursun! infâk sahasında emek veren herkesin çok yakından bildiği bir söylemdir. İster mülteci, ister Türk olsun, düşkün, yoksul insanlara el uzatmak için insanları davet ettiğinizde, t am da bu ayette bahsedilen söylem ile, tam da ayetin belirtmeden geçmediği apaçık sapkınlık/akıl yolundan sapma suçlaması ile karşılaşırsınız. Dikkat edilecek nokta ise, nan...

İslâm Nedir, Tasavvuf Ne Değildir: Bir Örneklendirme Çalışması

Amaç Bu yazıda amaç, romantik tasavvuf ve yansıttıklarının, İslâm esaslarından gerçekten apayrı şeyler olmasına örnek verebilmektir. Tasavvuf sosuyla çok sevilen bir kültür olarak İslâm'ın, bir din olarak kendine yeter İslâm'dan ayrılmasına gerçek ilmî içeriklerinden genel başlıklarla katkıda bulunmaktır. Problemin Tanımı İlhamsal/tasavvufî/romantik/popülist tefekkür, İslâm'ın kendisine en az hadis uydurmacılığı kadar zarar vermektedir. İslâm'ın kendisinin dosdoğru şekilde öğrenilmesine, en temel, basit, direkt bilgiye erişimine ket vurmaktadır. Tasavvuf İslâm'ın kendisine alternatif bir inanç şekli gibi sunulmuş olsa da temelleri Kur'an ve sünnete göre açıktır [1]. Yine, tasavvufta ve belli ayetlerde de geçen nefs üzerine en net uyarılar, ayet ve hadislere göre belirlidir [2]. Bundan ötesi romantizm, popülizm, İslâmi görünüş altında gönülleri, kitleleri okşamak, hayran toplamak, gösteriş/riyâ ile kendini övmek, ancak İslâm namına tek bir şeyi öğrenip hayata geç...