3 Ağustos 2017

Macellan - Bir İnsan Bir Yaşam


Stefan Zweig'ın yazdığı biyografik metinlere hayranımdır, Marie Antoinette ile başlayan, Joseph Fouche ile süren bu merakım Balzac ile doruğa ulaşmıştı. Bu sefer, insanlık için çok önemli bir şeyi gerçekleştirecek olan ve bunun için ulusal kimliğini bir kenara bırakmak zorunda kalan Ferdinand Magellan'daydı sıra.

Zweig müthiş araştırmacılığıyla bu kitabında da ağzınızı açık bırakıyor, ilk önce insanlığın eski zamanlardan kalma dünya haritaları ve korkularıyla tıkanıp kaldığı bir çağa götürüyor bizi. Dünyanın ucuna asla gidilemeyeceğinin, denizlerin bir yerde son bulduklarının sanıldığı, ne Amerika ne Brezilya kıtasının, uzak doğu adalarının bilinmediği dönemlere. Baharatlar altın ve gümüş kadar değerli, bir avuç karabiber bir insan hayatından daha kıymetlidir. Avrupa ülkeleri Akdeniz üzerinden dünya denizlerine açılma konusunda yarış halindedir. Bu konuda Portekiz büyük bir atak yaparak baharat ticaretinden büyük bir pay kazanır. Hasat edilen baharatların Avrupa'ya ulaşana kadar geçtiği yolların, kervanların, atlatılan tehlikelerin, her ülkeye ödenen vergi ve gümrüklerin anlatıldığı bölüm özellikle hayret uyandırıcıdır. Bununla birlikte deniz yoluyla baharatların kaynağına ulaşmak isteyen ve tüm bu gümrük, vergiler ve aylar alan ulaşımdan farklı ve ucuz yollar bulmak isteyen Avrupalılar, birkaç kâşifin gözüpekliğiyle on yıl içinde iki yüz yılda edinildiğinden daha çok bilgi edinirler dünya coğrafyası hakkında.

Müslümanların henüz ayak basmamış olduğu bâkir ülkeler, adalar ve medeniyetleri keşif için yola çıkan Avrupalıların, çok dostça ve misafirperverlikle karşılandıkları yerleri topraklarına katmak için nasıl hile ve barbarlıklara başvurduklarını da tarafsızca anlatır Zweig. Bu bilgileri aktarmak için devlet arşivleri ve denizcilerin resmî günlük ve belgelerinden faydalanır. Bana göre pekçok tarih kitabından daha kapsayıcı ve gerçekçidir. Zweig, gemi akptanlarının notlarıyla gerektiğinde başka referanslar ve tayfa günlüklerini de kullanır, birbiriyle uyumsuz görünen tarih, yer ve olayları da ayıklayarak bir tarihçi titizliğinde onun tarzına yakışan bir çalışma ortaya çıkarır. Yine de bu, kuru kuru bilgilerin sayılıp döküldüğü bir metin olmaz, Zweig her yapıtında olduğu gibi kahramanının duygu durumlarını, anlaşılabilir huylarını, zihninden geçenleri de ifade etmeye önem verir. Dolayısıyla coğrafi ve tarihi bilgilerin listelendiği bir kitaptan ziyade, belli koşullarla çevrelenmiş bir insanın neler yapabileceğine dair bir anlatı okursunuz.

Kitabın içi o zamanda yapılmış deniz seyahatleriyle edinilen bilgiler ışığında yapılmış gravürlerle, bu denizcilerin portreleriyle, keşfedilen yerlerdeki egzotik kuş ve meyveleri, yerlileri Avrupalılara betimleyen resimlerle dolu.

Macellan, kendi kralının ona kulak asmamasıyla kafasındaki müthiş proje için İspanya Kralına başvurmak zorunda kalan, bu nedenle kendi vatandaşları tarafından yakalanırsa başına ödül konan, ketum bir asker ve denizcidir, gittiği yerleri hiçbir zaman kan dökmeden İspanya topraklarına katmaya çalışan bir Portekizlidir. Ne var ki yola birlikte çıktığı beş kalyon içerisinde kendisine karşı tuzaklar planlanmaktadır, âsilerle uğraşmayı düşünmesinin gerekmediği günlerde ise uçsuz bucaksız ve nereye varacağı kestirilemeyen okyanusta kıtlık ve hastalıklar ile uğraşmak zorunda kalacaktır.

Sadece yetişkinlerin değil, dünyanın çevresinin keşfedilişini öğrenmek için çocukların da okuması gereken bir biyografi.

Macellan - Bir İnsan Bir Yaşam
Stefan Zweig
Çev.: Zehra Aksu Yılmazer
Can Yayınları, 2. basım Haziran 2013, 291 sayfa



Translate