5 Temmuz 2016

Yitiriş ve Unutuş

"... Moskovalılar içinde bulundukları duruma ciddi bir açıdan bakmak şöyle dursun, aksine bir tehlikenin yaklaştığını hisseden tüm insanların her zaman yaptıkları gibi, daha da hafife almaya başlamışlardı. Tehlike yaklaştığı zaman, insanın içinde aynı derecede güçlü iki ses duyulur; bunlardan biri insanın tehlikenin çeşidini incelemesini ve ondan kurtulmasının çarelerini araştırmasını öğütler. İkincisi daha akla yakın konuşur ve tehlikeyi düşünmenin acı vereceğini, aşırı derecede ağır geleceğini, işlerin genel gidişatına bakarak tahminler yürütmekle bir şey kazanılamayacağını, çünkü olayların insanın iradesi dışında olduğunu, bu yüzden iyisi mi, böyle ağır bir şeyi düşünmektense, o şey insanın başına gelinceye kadar beklemesinin ve yalnız tatlı şeyleri düşünmenin daha yerinde olduğunu söyler. İnsan yalnızken, çoğu zaman birinci sese, toplum içindeyken ise, ikincisine kulak verir. Moskovalılar da öyle davranıyorlardı. Kentte hiçbir zaman, o yılki kadar eğlenilmemişti."

Savaş ve Barış, Tolstoy
İletişim Yay., Cilt II, çev. Leyla Soykut

* Paragraf, "Düşmanın Moskova'ya yaklaşmasıyla birlikte," şeklinde başlamaktadır. O yıl, Napoléon Bonaparte ordusuyla Rusya içinde ilerleyerek Moskova'yı işgal edecektir.




Hiç yorum yok:

Translate