5 Eylül 2011

Sodom ve Gomorra


Sodom ve Gomorra, Adn Cennetiyle karşılaştırılabilecek güzellikte bahçeleri, bolluğu ve bereketi olan, ancak eşcinsellik günahından vazgeçilmemesi nedeniyle Tanrı tarafından ateşle tamamen kavrularak yıkıma uğratıldığı kutsal kitaplarda rivayet edilen iki büyük şehirdir.

Kendisiyle ilgili bildikleriniz, kitabın iç kapağında yazanlardan ibaretken bu yazarı okuyorsanız, 4. kitapla ilgili çok mühim bir açıyı kaçırıyorsunuz demektir. Belki de, tamamen bu cehaletle, önyargılardan uzak kalarak okumalıdır bu kitabı. Sodom ve Gomorra, Kayıp Zamanın İzinde yapıtının belki de en içtenlikli kitabıdır, oysa tamamen başka insanların iç dünyaları üzerine kurulmuştur, yazarın 3. kitabın sonunda tesadüfen keşfettiği bir giz ile açılır ve eşcinsellerin aslında birbirlerini farkedecek denli az, ama çevremizde bir o kadar da çok olduğunu gösterir. Gerçekten, bir algı açılımıyla başlayan bu süreç, çevresindekiler içindeki eşcinseller, seviciler ve bu insanların eşleri, insanlarla ilişkileri, iniş çıkışlı duyguları, çelişkileri ve değişen hayatlarını anlatmasıyla devam eder.

Balbec'e yaptığı ikinci ve son seyahatinde yazar, bir burjuva ailesi olan Verdurin'lerin salonuna akşam yemeklerine gitmeye başlar, bu salon, sosyete tarafından küçümsense de, zaman içinde yükselecek, çeşitli tesadüfler sonucunda kimsenin aklından bile geçiremeyeceği bir üne kavuşacaktır. Bu salonun müritleri, kendi aralarında bu küçük aileyi bir yandan genişleten, bir yandan korumak için çeşitli tuzaklara başvuran renkli kişilerdir; bir doktor, bir bilim adamı, bir paleograf; ayrıca yetenekli bir keman virtüözü, yazar ve kuzini diye tanıttığı kız arkadaşı Albertine her gece uzun bir tren yolculuğunu göze alarak oraya giderler.

Bu salona, soylulardan Mme de Guermantes'in kuzeni olan Baron Palamede de Charlus da, beklenmedik bir şekilde katılır. Charlus, bu salonun sosyetede yükselmesine neden olacaktır.

Motorlu arabaların henüz çok nadir olduğu Balbec'te mevsim sonuna doğru yazar ve Albertine, uzun gezintilere çıkarlar, bu sırada yazar, bu kızın başka sırlarını keşfeder; bir türlü inanmak istemediği bu sırlar kâh doğrulanmakta, kâh boşa çıkmaktadır, en sonunda ise Albertine'in âni bir itirafıyla, yazarın tüm hayatı yön değiştirir ve ikisi birden Balbec'ten bir daha dönmemek üzere ayrılarak, Paris'e doğru yola çıkarlar. Aşık olmayan bir erkeğin ıstırapları, bir âşığınkinden çok daha farklı ve bilinmezdir, bununla birlikte, aşkı ve aşk olmayan'ı büyük bir başarıyla tarif edebildiği halde, kendine ve kararlarına söz geçirememesi inanılmaz; bir o kadar da insanîdir.



Marcel Proust, Sodom ve Gomorra - Kayıp Zamanın İzinde II. cilt, 
s. 1553-2086, Temmuz 2010. 
çev. Roza Hakmen, YKY/Delta Yayınları.

Hiç yorum yok:

Translate