7 Nisan 2012

Mutluluk

... elimizde. Bir kez daha. Her yerde söylenir ki para pul mal mülk (hep de bu ikili sözcüklerden ibaret şeyler) mutluluk getirmez, diye; ama hep de bunlardır akıllarda olanlar. Bunlarsız hayatlarında mutsuzlukla boğuşur insanlar, mutsuzdurlar veya öyle zannederler.

Mutluluk eşiği diye bir kavramın varlığı daha önce ispatlanmıştı (Minnesota University). Yine de insanlar sosyal karşılaştırma ölçütünü kullanarak mutluluklarını sınırlamaya devam ediyor (Massachusetts Institute of Technology). ('Mutluluk, diğerlerinin ıstırabı düşünüldüğünde hissedilen heyecandır.' A. Bierce) Şimdiyse mutluluğun genleri üzerine kanıtlar bulunuyor (University of California). OXTR (Oksitosin reseptör geni) stres ve depresyonla başetmede en önemli özelliklerle ilişkili. Bu özelliklerden kasıt, hayata pozitif bakış, kendine güven, hayatınız üzerindeki kontrolün sizde olması. Oksitosin ayrıca sadakat, annelik, kaygı gibi değişik durumlarda da etkin. Beyinde bir olumlu duygular etkinlik bölgesi var (University of Wisconsin). Beynin sol ön tarafındaki prefrontal korteks.

Asıl sonuçlar;

Mutluluğun %50'si genetik yapı tarafından belirleniyor.
%10'u yaşam şartları (zengin/fakir olmak, sağlıklı/hasta olmak, güzel/sıradan olmak, evli/bekar olmak gibi).
Geriye kalan %40 ise 'kendi davranışlarımız' tarafından belirleniyor.

Yani mutluluk sahiden elimizde. Bu gerçek, davranışlarımızı kontrol ederek, doğru şeyler yaparak, mutluluk eşiğimizi yükselterek daha mutlu olabileceğimizin bir kanıtı. Böyle önemli bir oran üzerinde bizim kontrolümüz var.


Bazı temel ölçütler;
  • Aile ve arkadaşlara önemli miktarda zaman ayırmak,
  • Sahip olunan şeyler için minnet duyabilmek,
  • Çalışma arkadaşlarına veya başkalarına yardım etmek,
  • 'Şimdi'de yaşamak,
  • Yapmak istediklerine sadık olmak (sosyal bir konuda mücadele vermek, çevre bilinci, bir hobi öğrenmek veya geliştirmek vb.)

Bir diğer ilginç sonuç, kişi başına düşen gelirin artmasına rağmen, insanların yaşam memnuniyetinde pek fazla bir değişim olmaması, aksine stres, depresyon vb vakalarda artış görülmesi.

Hükümet politikalarında GSMH'nın (Gayri safi mili hasıla) değil GSMM'un (Gayri safi milli mutluluk) kullanılan tek ülke Himalaya'larda küçük Butan Krallığı.

O halde iş nefis terbiyesinde düğümleniyor; madde-meta düşkünlüğünden sıyrılıp basit şeylerle memnun olabilmek, alçakgönüllülük, şükür, vicdan, merhamet, doğaya hayran olabilme, sanat ve estetikten keyif almak, uğraşılar edinmek, düşünmeyi sevmek, paylaşım, aileyi/akrabayı yok saymamak ... yapılacak çok şey var. Tüketim çağında, bencilliğin geçerli olduğu zamanda bu maddelerin çoğu zor ama..  İstemek yeter.


Referans: TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi, Mart 2012, Sayı 532.

4 yorum:

Melek Kanatlarında Yolculuk dedi ki...

harika!

Dr Burhan Topal dedi ki...

Bütün bunlardan daha önemli bir durum var: özgürlük ve adalet duygusu; bunlar için insanlar ve tüm insanlık çok büyük savaş vermiştir. Bunlar insanlığın en büyük erdemleridir.
Dr Burhan Topal

smyrnian dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş. tam baş ucuna koymalık...

Serra D dedi ki...

Çok teşekkürler. :) Üçünüz de mutluluk kaynağımsınız ;)

Translate